10.Bölüm

apı dürbününden baktığında  Elif görmesiyle biraz mahcup yüzle hemen açtı kapıyı..Mahcupyu çünkü o kadar çok ısrar etmiştiki o zaman kendisini affetmesi için, ama Bahar’a o zaman yaptığı en dogrusuydu.

“E beni içeri almayı düşünüyor musun ?”

Elif keyifsiz bir suratla baktı Bahar’a. Bahar onun kırıldığını biliyordu. Ama bu kadar çok kırıldığını tahmin etmemişti.

“Lütfen Elif teklife ihtiyacın mı var ?” Kapıyı ardına kadar açtı. Elif minik bir tebessüm ederek içeri girdi.

Zaten ezbere bildiği yoldan oturma odasına geçti. Bahar da ardından.

Ayakta yüzyüze geldiler. İlk söze giren Bahar oldu. ” Üzgünüm seni kırdım o gün. Ama beni anladığını umuyorum.” dedi.

Elif, Bahar’a sarıldı. Ve ağlamaya başladı. Bahar kollarını bile saramamıştı. O kadar şaşkındıki. Bir süre ağlamasına izin verdi. Sonra geri çekilmeden sordu.” Bu kadar kırmış olamam degil neyin var Elif?”

“Sana ağlamıyorum. Ama evet o kadar yalvardıktan sonra bile beni affetmedin kırıldım.” geri çekilip elleriyle yüzünü sildi.

Bahar elinden tutup koltuga oturttu. ” Abin mi birşey dedi?”

“Onunla konuşmuyorum.”

Bahar buna şaşırmıştı.” Neden ?”diye sordu.

“Onun yüzünden iki dost kaybettim kızgınım abime.”

“Unutuyorsun sanırım bizi onun sayesinde buldun.”

Elif omuz silkti.” Olabilir… “

Bahar bu konuda üzerine gitmemeye karar verdi.

“Peki neden ağlıyorsun o zaman?”

Elif sulu gözlerle baktı Bahar’ın simsiyah gözlerine. Dudaklarını bükerek “Aşık oldum sanırım. “

Bugün şaşırma günüydü sanırım. Elif hep sürprizlerle doluydu. ” Şimdi insan aşık olduğu için ağlarmı diyeceğim ama ağlar tabi de senin derdin ne acaba “

Elif ellerini yüzüne kapattı. ” O beni sevmiyor “

“Sordun mu nerden biliyorsun?”

Ellerini başının altına aldı. Koltuga uzandı. Gözlerini duvardaki tabloya dikip “Her gördüğümde yanında başka biri var. En son gördüğümde kızın birini asansörde öpüyordu. Tam bir kazanova.”

“Owww peki sen nasıl aşık oldun böyle birine diye mantıksız bir soru sormak istiyorum.”

“Beni baştan çıkardı. Aklıma girdi. İstediğini alamayınca da ardına bile bakmadı.”

“Bunların hepsi bu bir buçuk ay içinde mi oldu kim peki bu çapkın abi?”

“Yeni ortak olduğumuz inşaat firmasının sahibinin pislik oğlu.”

“Dur ben özetliyim zengin ve şımarık. İstediğini elde etmeye alışmış. Her gece koynunda başka kadınlarla uyanan bir tip.”

Bahar bunu söyler söylemez Elif ağlamaya başladı. Bahar paniğe kapıldı. Ve kırdığı potu fark etti.

“Ya özür dilerim Elif. Yapma ağlama lütfen.”

“Bahar ben ne yapacağım. Bu dertten nasıl kurtulacağım.”

“Emin ol bunu cevaplayacak son kişi bile değilim.”

Gözlerini sildi Elif. “Siz birbirinizi seviyorsunuz. Burda seven bir benim. Allah’ım onun aklı sadece uçkurunda ama abim öyle değil. O sana elini bile sürmez. Ben nerde hata yaptım Bahar.”

“Hata yok Elif. Kimse olacağa engel olamıyor. Bu aşk bile olsa. Hep sevmemiz gereken kişileri seviyoruz. “

“Yanlış kelimesi az kalıyor Demir’in yanında abilerim hayatta vermez beni ona zaten en iyisi başlamadan bitmesiydi. Öylede oldu.”

“Adı Demir demek.”

“Hı adı Demir kendi yamuk.”

Buna kahkaha atılırdı işte. Bahar da öyle yaptı. Hemde öyle yüksek sesle attıki. Elif kenarda duran yastığı alıp üzerine attı. Havada yakaladı yastığı Bahar.

“Gülme!”

“Ama ne yapayım çok merak ettim. Yarın bana da gösterir misin şu yamugu?”

İki elini çenesine dayadı Elif.” Olur yarın toplantımız var zaten çıkışta gel. Görürsün uçkursuz pisliği.”

“Saol Bahar. İçim içimi yiyordu. Anlatacak bir kız kardeşim bile yok. İçimde tuta tuta kötü oluyordum. İyiki varsın.” işaret parmağını Bahar’a doğru salladı Elif.” Ve bir daha abim olacak o kütükle kavga edip ayrılırsan sonrada beni tanımazsan elimden çekeceğin var kızım.”

Bu sefer dertlenen Bahar oldu.” Bilmiyorum bir çıkmaza doğru gidiyoruz. Hiç bir şey hallolmuş değil. Benim ki çapkın değil. Ama aşkta sorun mu biter.”

“Haklısın.”

{♡}

Elif tüm geceyi kah ağlayarak bazende Bahar’ı kahkahalara boğarak geçirmişti. Bahar kendi haline mi yansın Elif’e mi üzülsün bilememişti. İkisininde durumları pek parlak durmuyordu. Elif’in ” Ne okurduki yani sevsek sevilsek nikah masasında mutlu sonla bitse de dert görmesek ” sözü geceye son demini vurmuştu. Daha sonra ikiside sessizce uyumaya gitmişti. Buna verilecek cevap yoktu.

Aşk ateşti. Ateşte yakıyordu. Ya pişip hazır hale geleceklerdi. Yada yanıp küle döneceklerdi.

Sabah çıkarken saat on iki gibi şirkette olmasını Bahar’a sıkı sıkı tembih etmişti. Ve saat şu an onbir otuzdu. Ve Bahar hala ne giyeceğini düşünüyordu dolabın karşısında.

“Sanırım alışverişe çıkmalıyım. ” diye söylenip dar paça beyaz pantolonu nu ve nar çiçeği şifon buluzunu aldı. Hızla giyinip saçlarını at kuyruğu bağladı. Hafifte makyajını yaptıktan sonra taksiye binip şirkete geçti.

Saat tam on ikiydi. Çok uzak değildi Allah’tan yoksa imkansız yetişemezdi.

Hamza’nın sekreterine yaklaşıp sordu.” Hamza yada Elif hanım nerelerde ?”

Sekreter yabancı olmadığı yüze gülümseyerek baktı.” Bahar hanım-dı degil mi ?”diye sordu.

Bahar da kadına gülümsedi.” Evet “

“Bahar hanım toplantı henüz bitmedi ama her çıkabilirler.”

Bahar içinden derin bir oh çekti. Neyseki vaktinde gelmişti. Elif’ten fırça yemek isteyeceği son şeydi. Kızın çenesi bir açıldımı hiç kapanmıyordu.

Koridorun sonundan sesler gelmeye başlayınca arkasını döndü Bahar.

Hamza onu kapıdan ilk çıktığında fark etmişti. Hem konuşuyor hemde gözlerini Bahar dan alamıyordu. Bahar olduğu yerde onların gelmesini bekledi. Gözlerini kısıp baktı.

“Hmm yakışıklı adammış. Karizma şekil. Elif’e nasıl bakış attı öyle.” kendi kendine söylendi. Hamza kendisine değilde yanındaki adama baktığını fark ettiğinde kaşlarını çattı.

Bahar’ın bunu fark etmesi ve kendisini toplaması bir iki saniye bile almamıştı. Hamza’ya gülümsedi.

Bir iki adım da Bahar atınca ortada buluştular. Hamza den hiç beklenmeyecek hareketi yapınca Elif ve Bahar dondu kaldı.

Hamza kolunu Bahar’ın beline dolayıp yanağında öptü. ” hoşgeldin Bahar.” Dedi.

Elif’ten “O, abim kendini aştı.” sesi yükseldi.

Bahar utanmıştı ve kızmıştı da. Henüz ifşa olan bir ilişkileri yoktu. Ve tanımadığı bir adam vardı karşında.

Demir gülümsedi. Demir’in gülüşüne hayran hayran bakan Elif kendini topladı hemen.

“Seni müstakbel eşimle tanıştırayım Demir.”

Hamza’nın ne kadar kıskanç olduğunu az çok tahmin eden Demir Bahar’a hafif eğilerek selam verdi.

“Memnun oldum hanımefendi.” dedi.

“Bahar, adım Demir bey bende çok memnun oldum.”

Hamza belindeki eli sırtına doğru çıkarırken Bahar’ın vücudunu karınca ordusu istila ediyordu sanki. Ahh bu adamın her şeyi ayrı bir olaydı. Öpse dünya dönmeyi bırakıyordu Bahar’ın gözünde, gerisini hayal bile edemiyordu.

“Hayırdır canım hangi rüzgar attı seni buraya.”

Elif atıldı hemen ” Senin için değil benim için geldi.” dedi.

Hamza kaşlarını havaya kaldırdı” Öylemi ?” belindeki eli aşağıya doğru kaymaya başlayınca Bahar istem dışı yerinde kıpırdadı.

Olacak gibi değildi. Ulu orta yerde ne halt ediyordu. Hemen Hamza’nın yanından ayrıldı. Elif’in yanına geçti.

“Öyle canım alış verişe gideceğiz sen sıkılırsın zaten.”

Demir başını sağa sola salladı. ” Ah kadınlar ve alış veriş. Bence olabildiğince uzağa kaç dostum.”

Elif rahat durur mu “Acaba kaç kadınla alışverişe çıktınız Demir bey bana kalırsa hiç.”

Hamza “Önce birer kahve içelim hadi odama buyrun ” diyerek herkesi kendi odasına alıp dört kahve getirmelerini söyledi. Odadaki karşılıklı oturma gurubuna yerleştiler.

“Nişanlı olduğunu bilmiyordum Hamza.” diye sordu Demir.

“Henüz değiliz zaten ondandır.”

“Hmm o zaman zamanını varken kaçmalısın evlilik zor sanat.”

Hamza hayret edercesine baktı Demir’e “Kaçmak mı Bahar için verdiğim savaşı bir bilsen dudağın uçuklar senin. Evlilik sanatsa biz de sanatkar oluruz.” Yanında oturan kızın elini alıp dudaklarına götürdü. Bahar güldü. Demir’e dönerek ” Demir bey özel olmazsa bir şey sorabilir miyim?” Dedi.

“Elbette lütfen”dedi Demir en kibar haliyle.

“Aşkla veya sevgiyle ilgili kötü bir geçmişiniz olabilirmi ?”

Elif nefesini tutmuştu. Demir’in gözleri Elif’i bulunca Elif başını çevirdi. Hamza’nın gözü Bahar da olduğundan olayı fark etmemişti.

“Çok eski bir anım var evet gözümü açmama sebep olan. Pek inanmıyorum artık aşka sadakata. Benim için boş şeyler.”

“Sen doğru kadını bulamadın. Gözleri Bahar’ın gözlerine sabitlendi. ” Doğru kadını buldugunda tüm söylediklerinin hiç ten ibaret olduğunu göreceksin ” dedi Hamza.

İkiliyi izlemeyi kesip Elif’e döndü Demir. “Doğru kadın diye bir şey yok.” dedi. Elif’in gözleri dolu dolu olmuştu. Kendini şu an bıraksa saatlerce ağlardı. Ayaga kalktı. Sesi titrek çıktı ilkten ” Bahar bu sohbet beni sarmadı. Kalk kendimizi alışverişin mutlu kollarına atalım ” dedi.

Bahar, Elif’in durumunu fark eder etmez hemen ayaklandı.

“Haklısın canım hadi gidelim.” Çantasını aldıktan sonra Demir’e döndü Bahar. Elif’in canının sıkılması Bahar’ı da üzmüştü.

“Demir bey umarım karşınıza öyle biri çıkarki sizi kabul etmesi için ayaklarına kapanırsınız belki o zaman inanırsınız.”dedi.

Şaşkın gözlerle baktı Demir Bahar’a ” Neden öyle dediniz.”

Hamza da merak etmişti Bahar’ın neden bu şekilde konuştuğunu.

“Nedeni şu ki kırdığınız kalplerin ahı olur ya, kesin biri denk gelecektir. Ben onların adına söyledim.

Elif’in yanına doğru ilerledi.Arkasında iki şaşkın bir aşık adam bırakarak ayrıldılar şirketten.

{♡}

Alış veriş biraz olsun keyfini yerine getirmişti Elif’in. Zaten olacak iş değildi. Boşa kürek çekmekten ibaretti. Olabildiğince boş vermeye çalıştı.

“Şimdi sen bana akıl ver ” yorulup oturdukları açık hava cafede iki suratsız kadındılar.

“He canım bende çok kaldı ya sana vereyim.”

“Senin ailen tatlım kime sorayım daha…”

Kahvesinden bir yudum alıp ” hadi sor bakalım mükemmel aileme ne yapabiliriz ?”

“Mecbur tanışacagız ya işte o nasıl olacak. Gerçi henüz evet demiş değilim. Ama Sema kaçmamın anlamsız olduğunu söyledi. “

“Sema doğru söylemiş. Annem babam iyidir. Sana herhangi yanlış tutum sergilemezler. Onlardan yana rahat ol. Bekir abim azcık ters biridir. O yüzden ya o diğer şirketlerle ilgileniyor. Bizim bölümle alakası yok. Karısı Nihal de biraz gıcık bir tip. Tırnaklı cadı diyorum ben ona. Babamın en nefret ettiği şey uzun ve ojeli tırnaklardır. Ve bu Nihal yengem de mevcud.”

Bahar aniden tırnaklarına bakma isteği hissetti. Elini kaldırıp Elif’e gösterdi. ” Vallahi benimkiler kısa ama parlatıcı var ” Elif güldü.

“Sorun yok babam onu fark etmez. Ama Nihal yengem babamın gözüne sokar. Abim onun neresini seviyor bilmiyorum. Nihal diye can verecek adam. Allah’tan çocuklar halalarına yani bana çekmişler. Yegenlerim bir tane.”

“Peki ya o ” can alıcı soruya geçmişti Bahar. Sesi sertleşmişti.

Elif kahvesini masaya bıraktı. ” Kerem abim çok iyi biri biliyorsun ki yıllardır tekerlekli sandalyede. Kendini odasına kapattı. Sadece kitap okuyor. Hiç bir sosyal bağlantısı yok. Yirmi yedi yaşında. Eskiden en sevdiği şey arkadaşları ve arabalarıydı. Ralli şampiyonudur. Dereceleri ve madalyaları var. Malum olaydan sonra hepsini kaldırdıtı. Şimdi senin anlayacağın ot gibi yaşıyor. Sadece akşam yemeklerine katılır. Diğer saatlerde varlığını unutursun.”

Bahar’ın aklına takılmıştı. Ralli şampiyonu olan biri nasıl bu şekilde kazaya neden olabilirdi. Araba kullanmak onlar için çocuk oyuncağıydı. Artı dikkatleri yüksek olmuyor mu?” Kendini kendine sorduğu sorular dolmuştu zihnine.”

“İstersen onu görmezsin Bahar. Ama illaki bir gün görürsün. Bunun seni sizi nasıl etkileyeceğini az çok tahmin ediyorum. Evet acın çok büyük ama bilmelisin ki ailen giderken arkasında bize seni ve bir enkazı bıraktılar. Ve yine bilmelisinki Kerem abim yaşayan bir ölü.”

“Anlıyorum, ama elimde değil. O kendini odasına kapatarak kuruluşu seçti. Ama ben canlarımı toprağa koydum. Ve şimdi o adamın kardeşine sırılsıklam aşığım. Hamza’nın bir günahı olmayabilir. Ama onunla evlenirsem onu da kabul etmiş olacağım. Ve bu her yeni güne vicdanımla savaş halinde uyanmama neden olacak.”

“O zaman sen seç vicdan mı? Aşk mı ? çünkü ikisine bir kalp yetmez.”

“İşte bunu bilmiyorum. Ve haklısın ikisine bir kalp az geliyor.”

“Bak bir dua var bilirsin “

“Hangisi ?”

“Amentü.”

Bahar hatırlamaya çalıştı ama başaramadı.

“Hayır bilmiyorum.”

“Amentü -آمنت بالقدر خيره وشره من الله تعالى . Ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi min Allahu teala .

آمنت 👈Inandim

بالقدر👈Kaderin

خيره👈hayirlisinin

وشره👈ve serlisinin

من الله تعالى 👈ALLAH’TAN olduğuna

Mana olarak ” Kaderin hayirlisinin ve şerlisinin ALLAH’tan olduğuna iman ettim.”

Bahar kısa bir an düşündü.” Yani kader-di ve Allah’tan geldi.”dedi.

“Aynen öyle. Kişileri suçlamak burda bu okuduğum dua da hükmünü yitiriyor.”

Bahar derin bir nefes alıp verdi.” Tamam yarın akşam sizdeyim. Ve umarım ters bir şey olmaz yoksa Hamza ile sonumuz olur. Ama yinede bu onu gördüğümde yada onun evinde masanın da hissedeceğim yada yaşayacağım şeylerin garantisi değil. Elimden geleni yapacağım.”

“Umarım canım umarım.”

{♡}

Akşama kadar gezip bir çok şey almışlardı. Bahar’ı evine bırakmak için sokağa girdiğinde Hamza’yı kapının önünde dikilirken bulmayı beklemiyorlardı. Arabayı park etmeden abisinin yanına çekti Elif.

Bahar inip çantalarını da aldı. Hamza da ona yardım etmek için hareketlendi.

“Hayırdır abi bizim evin sokağı değil burası. Otobüs mü bekliyorsun.” Elif eline koz geçirmiş kullanmadan dururmu.

“Yok küstah kardeşimi bekliyorum dili çok uzadı. Gelsede birazını kessem diyordum.”

“Hadi abicim hadi. Annem bekler beni ben kaçtım.” Gaza bastığı gibi asfaltı inleterek gitti Elif.

Bahar, Hamza’ya döndü.” Hayırdır Hamza bey hakikaten ne bekliyorsun burda.”

“Seni tabiki kaç saatir arıyorum Bahar. “

“Ay canım biz telefonları sessize almıştık. Unuttum ben sonra açmayı. “

“Başınıza bir şey geldi sandım Bahar ” Hamza’nın yüzü cidden telaşlıydı.

“Unuttunmu benim kara kuşagım var.”

“Yedirtme kadın kara kuşağını seninde gücünün yetmeyeceği şeyler var.”

Bahar kahakaha attı .O kadar komik söylemiştiki gülmemek elde değildi.

“SuphanAllah ne gülüyorsun.”

“Sen cidden korkmuş olamazsın.”

“Yok aslında şakadan korktum ama ciddi görünmeye çalışıyorum.”

Bahar dudaklarını ısırdı. ” Hadi çıkalım yukarı sana söylemek istediğim şeyler var iyi ettin gelmekle.”

Hamza elindeki poşetleri yere bıraktı. Üstün körü baktı yukarıdan. Bazıları görünüyordu. Bahar üzerini değiştirmeye odasına geçmişti. Poşetten bir tanesini merakına yenik düşerek açtı. İçinden çıkana kaşlarını kaldırıp baktı.

Üst kısmı tamamen açık incecik askılı dantellerle süslenmiş bir buluz. İki parmağına takıp seyre daldı.” Bunu nerde giymeyi planlıyor acaba ” diye kendi kendine konuştu.

Elinden çekilip alınana kadar Bahar’ın orda olduğunu fark etmemişti.

“Sanane acaba, nerde istersem orda giyerim. Hem ne karıştırıyorsun eşyalarımı?”

Hamza çapkın başlıklarını Bahar’ın üzerinde gezdirdi.” Bak sen nerde isterse orada giyermiş  hadi bir giysene…”

Üzerine doğru ilerlemişti Hamza. Bahar da geri geri ” Ne yaparsın giyersem ayrıca tek giyilmiyor bu.”

“Onu giyersen üzerinden ben çıkartırım. Tek veya çift hiç fark etmez.”

Gözleri fal taşı gibi açıldı Bahar’ın. Geriye son bir adım ve kendini koltukta buldu. Dudakları yukarı kıvrıldı Hamza’nın.

Üzerine doğru eğildi. Ellerini koltuğun yanına koydu. Burun buruna duruyorlardı.

“Giymek ister misin ?”

Bahar da ona güldü. Bu gülüş adamın aklını oynatmasına neden olurdu. Hemde bu kadar yakınken.

“İsterim bekle beni hemen geliyorum. ” hızla kalkıp koşar adımlarla odasına girdi.

Hamza başını kaldırdı havaya ” Allah’ım beni bu kadınla sınama ne olursun.”

Ceketini çıkarıp koltuğun diğer yanına fırlattı. Beyaz gömleğinin kollarını kıvırdı. Yakasındaki kravatı çıkarıp en üst düğmeyi çözdü. Şimdi biraz nefes alıyordu. Bahar’ın bu çekingen halleri ve sonrasında gelen cesur kadın pozları Hamza ya değişik bir haz veriyordu.

İyiki dakika sonra üzerinde krem renkli ve dantel işlemeli ve yine ve üst kısmı derin dekolte olan bluzla çıkageldi.

Hamza’nın önünde durup ” Olmuşmu canım bir erkek gözüyle söyle ama lütfen?”

Hamza gözlerini kapattı. Başını ovaladı. Ne yaptığını izleyen Bahar. Daha ne olduğunu bile anlamadan Hamza’nın yanında yerini aldı. Daha doğrusu koltukta uzanmış yüzyüze bakıyorlardı. Ve Bahar’ın dekoltesinin sunduğu görsel şov Hamza’nın aklına çeliyordu.

Ama bu kadar yakın mesafeden Bahar yaptığına pişman olmaya başlamıştı. Çünkü bedeni rüzgara kapılmış yaprak gibi titriyordu.

Hamza’nın bakışlarında alev topları geziniyordu. Egilip dudağının kenarından öptü. Geri çekilip” Burası beni kesmedi” Deyip üzerinden hafifçe öptü. ” Burdan da bir şey anlamadım.” Dedi. Bahar’ın nefesi kesik kesik çıkmaya başlamıştı.

“Yapma lütfen”diyebildi.

Hamza onu duymuyordu bile. Muhteşem boynuna eğildi. Dudaklarını gezdirdi bir kaç saniye. Bahar’ın dudaklarından dökülen söz Hamza ya daha ileri gitmesini söylüyormuş gibiydi. ” Hamza lütfen ” dedi Bahar. Ama bu Hamza’nın kulağına o kadar tutkulu geliyordu-ki Hamza aşağı doğru dudaklarını sürterek devam etti. İkisininde aklı başından gitmek üzereydi. Bir adım ötesi dönülmez olabilirdi.

Dekolte den görsel şov sunan Bahar’ın göğüs oluguna geldiğinde durdu.Başını kaldırıp baktı. Ama Bahar’ın gözlerine değil. Muhteşem kadının muhteşem güzelliğine. ” Sana hep söylüyorum. Ateşle oynama! Sana çıkarırım demiştim.” Arzudan boğuklaşmış sesiyle konuşmuştu Hamza. Dudaklarını iki göğsün ortasına bıraktığında kulağını dolduran sözlerle olduğu gibi kaldı.

“Bende sana istediğim yerde giyerim demiştim. Şimdi durmazsan yarın gece sizde ki görüşmeyi unut.”

Dudaklarını çekip alnını kızın çıplak göğüs oluğuna yasladı. “Yemin ederim sen bana imtihansın kadın.”

Doğrulup Bahar’ı da kaldırdı. Bahar zafer kazanmış bir edayla ” Yapacak bir şey yok ya çekeceksin yada çekeceksin.” Deyip yanağından öptü.

“Derdim sen isen ben seni sırtımda taşırım. Çekmekte neymiş.”

Önerilen makaleler

1 Yorum

  1. Bakam neler olacak gazamiz mübarek olsun emeğine sağlık çiçeğim 💙💙💙😘😘😘

Senanur için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!