{♡}

El mahkum balayına ertesi gün gidecekleri. Demir’in kız istemeye geliyorum sözü oldukça gerçekçiydi. Hamza ve Bahar’ın evlenme teklifi edeceğinden haberi olmuştu. Hamza da babasına gidip olayı kısaca özetlemişti. Bahri bey önce şaşırmıştı. Öyle hemen karar verilecek bir şey değildi. Ama Hamza’nın haberinin olduğunu ve onayladığını söylemesinin ardından kabul etmişti.

Safiye hanım pek şaşırmamıştı. Bir anne kızının her halinden anlayabilirdi. Bir şeyler hissediyor, ama adlandıramıyordu. İçi biraz yansa da kızı için en doğrusunu ve güzelini istiyordu. Karşı çıkmamıştı.

Elif o, olaydan sonra anne babasına hiç yaklaşmayıp Sema’ya yapışık gezmişti. Gecenin sonunda da Sema da kalacağını utana sıkıla annesine söylemişti. Annesi ona çaktırmadan gülmüş ve “Tamam “demişti.

Demir etrafta sürekli dolanarak. Sağdıç olma görevini sonuna kadar yerine getirmişti. Elif’le yan yana dahi gelmemişlerdi. Uzaktan uzağa Demir gülümseyerek Elif kızarak bakmıştı.

Bahar’ın amcası, yengesi, halası ve kuzenleri çıkışta vedalaşmışlardı. İlginçtir halası bu görüşünde gayet iyiydi. Bahar’ın canını sıkacak her hangi bir söz söylememişti.

Ömer’i de araçlarına bindirerek evlerinin yoluna devam ettiler. Artık Ömer’in kendi evi ve ailesi vardı. Babaannesi “kalsın oğlum bizimle birlikte”dediyse de Bahar ve Hamza istememişti. Ömer babaannesinin üzüldüğünü görünce ” yarında sana gelirim babaanne ” diyerek öpmüş ve gönlünü almıştı.

Zaten ayakta zor duruyordu Ömer. Evlerine girip yolda uyuya kalan Ömer’i odasına taşıdılar. Yatağa yavaşça bıraktı Hamza.

Bahar’la beraber ayakkabılarını, ceketini papyonunu, çıkardılar. Bahar dolaptan kıyafet getirdi. Kocasıyla beraber Ömer’i rahatlattılar.

En son mışıl, mışıl uyuyan oğullarına bakarak sarıldılar. Hamza “Hadi çıkalım artık “dediğinde Bahar “seninle bir kavga falan etsek de ben bu gece Ömer’le mi uyusam.”dedi.

Hamza sessizce kahkahasını serbest bıraktı. Elinden tutup odanın dışına çıkardı. Oğlunun odasının kapısını kapatıp karısına baktı.

“Hayalini bile kurma karıcığım.”dedi. Odalarına doğru ilerledi. Bahar da ardından. Çünkü Hamza, Bahar’ın elini bırakmamıştı.

Odanın kapısını kapatınca Bahar için kaçınılmaz son başlamış oldu.

Korkmaktan ziyede utanıyordu. Çok utanıyordu. Öpmek sarılmak utandığı bir şey değildi. En azından o kısmı aşmışlardı. Bu kısımda aşılırdı. Ama önce yaşanması gerekiyordu. Bahar kendini düşüncelere bogarken karşısında kendine bakan kocasını pek gördüğü söylenemezdi.

“Bahar ne düşünüyorsun kara kara söyler misin?”

Hamza, Bahar’ın sıkıntısını biliyordu. Elinden geldiği kadar yardımcı olacaktı. Ama Bahar’ın önce biraz gevşemesi lazımdı.

“Ben mi ? Hiç bir şey.”dedi Bahar. İçinden de “yalancı Bahar ” diye söylendi kendine.

Onun ürkek hali Hamza’nın çok hoşuna gittini bilseydi. Tam tersi cesur görünürdü.

Arkasındaki yatağa usulca oturdu Bahar. Gelinliğin üst kısmı dar olduğu için eğilmesi zordu. Spor da olsa artık çıkarmak istiyordu ayakkabılarını.

“Çok yoruldum ve egilemiyorum ayakkabılarımı çıkarır mısın ?” yardım isteyecek başka kimsesi olmadığına göre kocasından isteyecekti.

Hamza, Bahar’ın içinde olduğu ruh halini analiz etmek için tek bir bakışını bile takip ediyordu.

“Hay hay ” diyerek ayakları önünde tek dizini yere koyarak eğildi. Önce sağ ayağını gelinliğin tülünden çıkarıp eline aldı. Düğünlerini çözüp çıkardı. Sabahtan beri ayaklarını yeni gören Bahar “birde spor ayakkabı giydim . Ama nasıl ağrıyor. ” Hamza diğerini de çıkarıp yanına bıraktı.

Bahar’ın ellerini dudaklarına götürdü. Gözlerinin içine bakarak “Lütfen artık rahatla Bahar seni yiyecek değilim.” Bahar kocasının sözünü beklermiş gibi derin bir nefes verdi dışarı ” Biliyorum tabiki”diyebildi.

Zaten önünde diz çökmüş vaziyette duran Hamza başını Bahar’ın kucağına bıraktı. Bahar kucağında çocuk gibi yatan adamın saçlarına dokundu. Ellerini usulca gezdirdi.

Hamza her dokunuşta kendini ait olduğu yerde hissediyordu.”Cennette olabilir miyim Bahar. Hayatımda bu kadar mutlu olduğum ve ruhumun bu kadar huzur bulduğu bir an hatırlamıyorum. “Hamza Bahar’ın kucağından kalkmadan konuştu. İçinden geldiği gibi.

“Aynı duyguları paylaşıyoruz adamım.” Hamza’nın bu hali Bahar’a iyi gelmişti. Kaç erkek evliliklerinin ilk gecesi karısının kucağında huzurdan bahsederki. Hamza’nın farkı buydu işte.

Başını kaldırıp karısına baktı. Gülen gözlerle “B adamın uykusu geldi karıcığım.”Bahar gözlerini devirdi.

“Aptal mısın sen yoksa bana numaramı yapıyorsun ?” Hamza’nın kahakası odada yankılandı.

“Neden ne oldu ?”dedi gülmesini kesip.

Hamza’nın amacını anladı Bahar. Ters köşe yapmak istiyordu. Nazı Bahar yapacağına Hamza yapıyordu. Buda Bahar’a iyi geliyordu.

Aksi olsa bile Hamza’nın izin vermeyeceğini biliyordu Bahar. O halde duble ters köşe olsun istedi.

Elini ağzına götürüp esnedi. “Aslında haklısın benimde uykum geldi. Şu gelinlikten kurtulup geleyim. Kalkmama yardım eder misin?”

Hamza gözlerini kısıp karısına baktı. Çok zeki ve uyanıktı bu kadın.Yerinden kıpırdandı Bahar. Kalkmak için hamle yapmasıyla sırtı yatakla buluştu. Yatakta kocasıyla burun buruna gelen Bahar gülümsedi.

“E ne oldu hani uyuyacaktık.”dedi. Gülümsemesinin ardından.

Hamza’nın yaramaz dudakları Bahar’ın yüzünde keşfe çıkmıştı çoktan. Yüzünün her zerresine mührünü bırakıyordu.

“Ben söyledim sende inandın öylemi ?”dedi. Hamza’nın gözlerinde ateşi görüyordu Bahar. Her bir dokunuşta. Bahar’ın heyecanı git gide artarken tüm korkuları birer toz haline gelip havada kayboluyordu.

Ellerini kocasının boynuna dolayıp parmaklarıyla ensesinde oyalandı.

“İnanmış gibi mi görünüyorum.”dedi. Hamza’nın kulağına doğru r sessiz fısıldamasıydı. Hamza’nın aklı şu an itibariyle Bahar’ın korkuları gibi havaya karışmış ve dagılmıştı. Tam beş yıldır bu günü bekliyordu. Bu günü ve bundan sonra gelecek güzel günleri.

“Burdan bakınca neler gördüğümü bir bilsen.” Birbirlerinin gözlerine baktılar. Hamza’nın bu bakışına ilk defa şahit oluyordu Bahar. Bu bakışlar Bahar da kalan son fitile ateş vermişti.

“Öp beni” salise vakit kaybına yer vermedi. Hamza karısının isteğini yerine getirirken. Artık susuz kalmış, kurumuş topraklar için can bulma vaktiydi. Sevginin tende bütün hali olmaya and içmişlerdi.

*

Yaklaşık iki saatir Elif’in bir sağa bir sola dönüp durmasını ve sürekli olarak söylenmesini dinleyen Sema yine ve yine gözlerini devirdi.

İçinden gelen sıkıntıya ayaga fırladı.” Ay yeter Elif yeter. İçim şişti.” Elif Sema’nın cıkışmasıyla durdu ve arkadaşına baktı.

“Ne oldu ki ?”

Sema ölmek istiyordu. “Versene şu telefonunu bana bir sen.”

Koltuğun üzerindeki telefonu alıp Sema’ya uzattı. “Ne yapacaksın telefonumu?”kızın çıkışması üzerine Elif durulmuştu.

Sema telefonda bir kaç tuşa dokunup kulağına götürdü. “

Demir ilk çalışta açtı.

“Sevgilim.” Sema yine Bıkkınlıkla gözlerini devirdi. ” Demir benim Sema “

Demir’in adını duyan Elif, Sema’nın üzerine yürüdü. “Sen onumu aradın Sema ver şu telefonu bana.”dedi.

Sema koltuğun tepesine tırmanırken ” Demir bize gelmen gerekiyor. Yani benim evime…” güç bela söyledi. Çünkü Elif peşindeydi.

“Telefonun sesini dışarı verir misin Sema.”

Elindeki telefonu havaya kaldırdı Sema.” Bir dur be kızım yedin beni.” dedi.

Elif zaten olan oldu hesabıyla olduğu yerde yani koltuğun tepesinde durdu.

Telefonun sesini dışarı verdi Sema ” Evet Demir seni dinliyoruz.”

Sema çok bilmiş bakışlarını Elif’e gönderirken, Elif’te kızgın gözlerini ona dikti.

“Az önce ailemle konuştum. Zaten sana geliyordum. Şimdi kapıyı açar mısın Elif. Demir’i duyunca gözleri büyüdü Elif’in.

Üzerine baktı. Islak saçlar ve oldukça cüretkar sayılabilecek bir tişört vardı üzerinde. Elif’e göreydi tabi bu Sema’ya göreyse oldukça düzgündü.

Sema koltuğun tepesinden adeta yere uçtu. Ve uçtuğu gibide kapıya koştu.

“Açma kıyafet…” lafını bile tamamlayamayan Elif hemen girişteki kapının açılmasıyla Demir’le göz göze geldi.

“Lütfen içeri geç Demir. ” Sema’nın bıkkın sesi yalvarır gibiydi.

Demir söyleneni yaparak içeri girdi. Elif’e doğru yaklaştı. Elif açıkta kalan göğüs dekoltesini kapatmak adına elini boynuna götürdü. Elif’e göre çok utanç vericiydi. Hiç kimseye bu şekilde görünmemişti. Abileri dahil.

Sema ” Şimdi ben uyumaya gidiyorum.  Sessiz olun. Demir kanepede uyuyabilirsin. “Arkasını dönüp uzaklaşırken söylendi Sema ” Ayyyyy beynimi yedi beynimi Demir Allah yardımcın olsun bu kızla ömür mü geçer. “Ve odanın kapısı kapanır.

Sema’nın ardından bakan Demir karşındaki güzelliğe çevirdi bakışlarını.

Kıyafetin kapatamadığı yerler gözüne müthiş bir görsel şov sunuyordu. İlk defa gördüğü ten ona daha ve daha fazla güzelliğin gizli olduğunu söylüyordu.

“Ne yaptın kıza delirmiş gibiydi ?” Bir şey söylemesi gerekiyordu. Ve lafa Sema dan giriş yaptı.

“Sanane Demir sen neden geldin ? Hem bekar kızların olduğu bir evde senin ne işin var.” Elif sesini alçak tutmuştu. Sema’nın tekrar gelip söylenmesini istemiyordu. Demir’in yanından geçip salonun kapısını kapattı.

Yanından geçerken Demir’e bıraktığı ten kokusundan bir haberdi.

Üzerindeki kıyafeti unutup ellerini beline yerleştirdi. Hala takım elbisesi üzerindeydi. Ve hala gözüne oldukça yakışıklı geliyordu. İçinden “Elif sus ağzına kürekle vururum”talimatı verdi.

“Allah’ım sen aklımı koru.” Demir bunu sesli söylemişti.

“Ha benden bıktın Allah’a yalvarıyorsun aklını korusun diye.” Elif’in çenesi bu gece susarmıydı?

“Karşımda bana görsel şov yapıyorsun. Ve bu beni deli ediyor Elif. Ne bıkması kızım sen aklını mı kaçırdın. Yarın seni istemeye geliyorum. Senin söylediğin şeye bak.”

İşaret parmağını Demir’e uzattı. “Sen beni isteyemezsin. Bana sordunmu. Herkesi avucuna alınca Elif sana gelirmi sandın.”

Ahh bu konuşma uzar giderdi. Demir kendini hemen arkasında duran koltuga gelişi güzel bıraktı. Kollarını iki yanına açtı..Başını geri atıp gözlerini kapattı.

“Çok yoruldum asi cadı. Şimdi başka şeyler konuşsak da bu kısmı atlasak olmaz mı ?”

Demir’in rahatlığı karşısında deliye döndü Elif. Bu adam kendini ne zannediyordu.

“Demir sen gitsene bu gece hallolmaz bu konu…”

Dişlerinin arasından sinirle söylendi Elif.

Başını kaldırıp baktığında Elif”in gözlerinin ateş saçtığını gördü Demir. Ve o ateşten kıvılcım almadan burdan gitmeye niyeti yoktu.

Elini koltuga vurarak otur işareti yaptı Demir. Elif omzunu silkti. Demir başını sağa sola sallayıp elinden tuttuğu gibi yanına çekti.

Demir’in yanına hızlı geçiş yapan Elif. Ağzını bile açamadan çoktan Demir kollarına almıştı onu.

“Sana otur demiştim. ” Elif kurtulmaya uğraştı. “Bende sana git dedim. Sen beni dinliyor musun ki ben seni dinleyeyim.”

“Elif senin derdin ne önce bana onu anlat lütfen. Yani bu hırçınlıgının benimle ilgili olan kısmı. Onu bilmek ve çözüm yolları bulmak istiyorum. “

Kadınlar ne kadar karmaşıksa erkeklerde o kadar açıktı. Kadınların somurtarak, susarak veya sürekli laf sokup konuşarak anlatmaya çalıştığı şeyi erkekler bir kaç kelimede özetleyebiliyordu.

Dalgalı denizin durulması gibi Elif o an durdu. Çırpınmayı kesti. Demir bunu fark edince kendine doğru biraz daha çekti.

“Hadi Elif seni bekliyorum.”dedi.

Usulca çıktı Demir’in kollarından. Demir de buna müsade etti. Hala yanyana oturuyorlardı.

Demir’e baktı.” Benim arkamdan iş çevirdin. Abime söyledin. Ama bana söylemedin. Bahar biliyordu ama oda bir şey söylemedi. Bunu ona ayrı soracağım zaten. Kalktın tüm Bursa’nın yüksek sosyetesinin önünde bana evlenme teklifi ettin. Beni ailemin yanında yerin dibine soktun. Utancımdan eve bile gidemedim. Oda yetmedi. Babamı annemi abim vasıtasıyla yola getirdin. Yetermi…”

Demir tüm bunları tebessüm ederek hatırladı. Kadınlar hiç bir şeyi atlamıyordu.

“Peki neden yaptım bunu hiç düşündün mü ?”

Elif gelde cevap ver. Sinirden gözün döndü. Bu kısmı atladın. Önüne dönüp dirseklerini dizlerine dayadı. Başını da ellerin arasına aldı.”Düşünmedim.”dedi.

“Elif bana bak ” Elif omzunu silkti. Demir yine onu kendine doğru çekti. Ama bu sefer oldukça yavaştı. Elif’te karşı koymadı.

Bu sefer Demir, Elif’e doğru döndü.”Gözlerime bakar mısın?”

Elif gözlerini Demir’e çevirdi.

“Neden yaptığımı ben söyleyeyim. Ellerini Elif’in ellerinin üzerine koydu.

“Çünkü sen bu dünyada ki en değerli kadınsın benim için. Ve gizlemek senin değerini düşürürdü. Ve ayrıca ben en yakın arkadaşının kız kardeşini gizli gizli ayartacak biri değilim.”

Elif tepkisiz dinliyordu. ” Bu mu yani bu kadar mı?” Beklediği elbette bu değildi. Duymak için can atıyordu. Ama bu adam söylemiyordu.

“Sen beni o karaktersiz kadın yüzünden dile düşmeyelim diye istiyorsan bu iş olmaz Demir.” Elif’in aklına gelen buydu. Belkide sevdiğini Serap’tan kurtulmak için söylemişti.

“Sen nasıl bunları aklına getirebiliyorsun. Bak sana neden bu gece yaptığımı da söyleyeyim. “

“Neden yaptın ” Bunu merak etmişti işte.

“Salona girdiğinden çıkana kadar. Tüm genç erkeklerin gözü sendeydi. Ve ben elini bile tutamıyordum. Bu kız benim beyler gerçeğini kimseye anlatamıyordum. O kadının tek yaptığı aklımı başıma getirmek oldu. Abine söyleyince aklıma başka bir şey gelmedi. Yapmak zorundaydım. Bu kız benim demeliydim.”

Demir susunca Elif tüm geceyi baştan yaşadı. Hiç fark etmemişti. Belkide Demir”e öyle gelmişti. Bilemiyordu.

Ellerini çekti Demir den.” Bu da yeterli değil.”dedi.

Demir ellerini Elif’in açıkta kalan kolundan başlayarak yukarı omzuna doğru çıkardı.

Dokunuşla irkildi Elif. İçinde kelebekler dansa kalkmıştı. Onun dokunuşu hep bu duyguyu veriyordu. Ve mahrem olan yerleri yeni aklına gelmişti.

“Ne duymak istiyorsun ?” Demir de Elif’ten farklı değildi. Elif onda bilmediği tutkular uyandırıyordu. Dokundukça hep daha fazlasını istiyordu.

Elif yerinden hızla kalktı.” Ben üzerime bi şey alay….”ve Demir’in kollarında buldu kedini. Sırtı koltukla buluşan Elif derin bir nefes aldı. Vermesi mümkün olacak mıydı ? Bilmiyordu. Onu seviyordu. Ve itirazlar bir yere kadar gidiyordu.

Demir, Elif’in üzerinde bakışları gözlerinde dudaklarında yüzünün her yerindeydi.

“Bu doğru değil Demir lütfen kalk.” Elif cidden sıkıntı içindeydi.

“Ben doğruları sende bulmuş biriyim sen nasıl yanlış olabilirsin.” Eğilip nemli saçlarında ki kokuyu çekti içine.

Elif’in kalbinin sesi kulaklarında atıyordu sanki. Ciğerlerine oksijen yerine Demir’in erkeksi kokusu doluyordu.

“Şimdi yarın ben seni isteyeceğim ya, baban bizede nikah kıydırır mı?” Elif bunu duyunca kıskaca girdiğini anımsadı. Demir’i itti “yok sana nikahta Elif’te çekil”dedi.

Demir bir milim bile ayrılmadı.

“Sen sevdiğin adamla evlenmeyecek misin yani” burnundan öptü kızı.

“Evet. Ve ayrıca ben, beni seven bana aşık bir adamla evleneceğim uçkur meraklısı biriyle değil.”

Demir başını Elif’in boyun çukuruna sokup güldü. Istedikleri olana kadar vazgeçmeyen canlı kesinlkle kadınlardı.

Boynunda hissettiği sıcak nefes aklını başından alıyordu Elif’in. Ama neye güldüğünü bilmiyordu. Ayrıca çok sinir bozucuydu.

Demir başını kaldırıp baktı. Yüzünde hala gülümsemesi duruyordu.

“Ahh sen Elif aklıma zararsın. Seni sadece istemiyorum. “Gözleri kenetlenmiş bakışıyorladı.

“Seni seviyorum asi cadım. Çok seviyorum. Ve benimle evelenceksin.” Elif gözlerini kapattı. Demir’i tanıdığından bu yana duymak istediği bu iki kelimeydi. Ve sonunda olmuştu.

Artık kalbi huzur bulabilirdi. Demir, Elif’i çok seviyordu.

Dudaklarına dokunan tene bildiği bütün doğruları feda ederek karşılık verdi. Günahlar hep tatlıdır zaten.

Geri çekilip alnına alnını dayadı Demir. Bu kız onu bu dünyadan alıp başka bir yere götürüyordu. Daha çok dokunmak hissetmek için yanıp tutuşuyordu.

“Hayır dersen seni şimdi sırtıma alır kaçırırım.” Demir bunu söyledi. Çünkü Elif yoksa artık Demir de yoktu.

Elif kahakasını serbest bıraktı. Kollarında kahakaha atan kadın ona cenneten gönderilen bir hediye olmalıydı. Demir başka bir düşünemedi.

“Olmaz önce nişan isterim. Sonra bir sürü şey var. Evi var eşyası var. Hazırlığı var. Efendim bunun davetiyesi var. ” Elif devam ede dursun. Demir başını yine omzuna bıraktı.

Tekrar kaldırıp “Ne olur hayır de kaçırayım seni.”dedi.

Elif gülen gözlerle baktı. Ellerini Demir’in yanaklarına koyup “Evet “dedi.

💞

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!