Raja…

Ayakkabım Emel ablamın elindeydi. Bu işin bir gerçeği olmamasının ne önemi vardı ki, biz inanıyorduk. Elinde göz kalemiyle aklına gelen isimleri yazıyordu. “Kendimi ortaya yazdım, Raja, ayağını iyi sürt kızım,” dedi, zarif bedenine şık bir takım giymişti. Her gece yaptıkları koyu makyajların yerini bir göz kalemi ve hafif fondöten almıştı.

Afet ablam gelip ayakkabıyı elinden aldı, kendi adını buldu. “Beni de en sona yazmışsın, Emel,” dedi suratını buruşturup ayakkabımı Emel ablama geri verdi. Onları izlerken nasıl da eğleniyordum. Ratri tam karşımda oturuyordu. Bana uzun uzun bakmak dışında bir şey yapmıyor, tek laf bile etmiyordu. Gözlerinden geçen acıları, yaşanmamışlıkları, hasretleri ve sevgiyi görebiliyordum. Hiç şüphe yoktu ki tüm bu insanlar beni her zaman sevmişti, hep sevecekti; ben de onları sevecektim.

Ev tam bir düğün evi gibiydi, Reyhan abla bir anne edasıyla koşturup duruyordu. Yonca, tüllü eteklerinden mavi olanını giymiş yanıma yaklaşmıştı. Ellerini tutup gözlerine baktım. “Her zaman geleceğim, söz!” dedim. “Hadi üzülme, bak ben gelinim, ağlarım.”

“Tamam,” dedi, ama alt dudağı aşağı düşmüştü. “Sana daha birçok tüllü etek alacağım, her renkten hem de.” Gülümseyerek sağa sola sallandı. “Ama bebeğin olunca da bunu unutma, tamam mı?”

Suratının neden düşük olduğunu şimdi daha net anlamıştım. Evin küçük kızı bebeğimi kıskanıyordu, kahkaha attım. “Sen bebeğimin teyzesi olacaksın, seni nasıl unuturum…”

“Geldiler,” diye bağırdı Reyhan abla. Sonrası bambaşkaydı, Emrah abi kuşağımı bağladı, Gunnar yüksek sesle dua etti. Ve tüm bunlar olurken bakışlarını benden alamayan adamın gözleri ışıl ışıldı. Ben ona nasıl bakıyordum acaba? Siyah, bedenine tam oturan takımı, özenle yapılmış saçları, damat taraşı… Sadece göze hitap etse iyiydi, gönlümde yeni anlaşmalara imza atıyordu.

Gelin arabasının yanında Meyra ve Tarık’ı görmemse tam bir sürprizdi. Donka gözünde kocaman gözlüğüyle kendi aracının önünden bana bakıp gülümsedi, kimse onu fark etmiyordu. Süslenen gelin arabasının içine girmem için yardım edip yanıma oturdu. Duvağımı kaldırıp bana bakan ışıl ışıl gözlere gülümsedim. “Çok hoş görünüyorsun,” dedim.

İç çekerek başını salladı, nefesinden ahlar dökülüyordu. “Ya sen… Kesinlikle zeki bir piçim ben! Aldım kızım seni.”

“Pislik,” diyerek güldüm, arkama yaslandığımda Meyra ve Tarık arabanın ön tarafına geçti. Meyra bana dönerek gülümsedi. “Barlas senden daha düşünceli, Raja. Kısmette bu da varmış.”

“Bana kızma! Hep Barlas’ın acelesi.”

“Ne önemi var, Meyra?” dedi Tarık.

“Çok önemi var, Tarık. Biz dokuz yıldır arkadaşız,” dedi Meyra, yine de çok mutluydu sadece bana takılıyordu. “Canım arkadaşım.” Elini uzatınca sıkıca tutup sıktım.

“Gidelim Tarık, bas gaza! Her an vazgeçecek diye korkuyorum.”

Barlas’ın sözlerine hepimiz kahkaha atmıştık. Aptal adam, nereye geçiyorum…

Son derece şık nikâh salonundaydık, bizden önce başka bir nikâh olmadığı için salona geçmiştik. Yarım saat sonra başlayacaktı merasim. Kapıya yakın duruyordum, beş dakikaya kadar arkadaşlarımın geri kalanı burada olacaktı. Kendimi iyi bir azara alıştırıyordum ki Levent bacaklarıma sarıldı. Başımı eğdiğimde âşık oldum. Küçük, genç bir adam gibi takım elbise giymişti. Babamın gözleriyle bakıyordu, gülüşü bile aynıydı. “Teyze,” dedi, eğilip kollarımı açtım. Ben bu çocuğu seviyordum, çok seviyordum. “Teyzem…” Kollarıma sokuldu. Annesi de hemen yanımda bize bakıp gülümsüyordu.

“Bu aşk sizi ayırır, Barlas,” dedi Donka.

“Karımı yeğeniyle paylaşabilirim, yani sanırım,” dedi Barlas.

Levent’i kendimden ayırdım. “Bak, hemen orada Yonca adında küçük bir kız var, o benim abimin kızı, babasına dayı diyebilirsin. Hadi git onunla tanış, biz de geliyoruz.” Çok anlamadı ama başını sallayıp uzaklaştı. Eteğini savuran Yonca’ya yaklaşıyordu, çocuk çocukla hemen kaynaşırdı. Barlas’ın uzattığı eli tutup doğruldum. Donka gerilmiş görünüyordu.

“Hadi bakalım,” dedim, koluna girdim. Ayaklarının geri gittiğine emindim, bir ağırlık vardı hâlinde. “Korkma!” dedim.

“Korkmuyorum.”

“Bıraksam düşecek gibisin, Donka.” Adını ilk kez dile getirişimdi. Bana döndü, memnun gibi görünmüyordu.

“Bana abla demeyecek misin?”

“Ne ablası, alt tarafı bir yaş.”

Başını sağa sola salladı. “Eh, sen de haklısın.”

Bizi yakalayan gözler bir bir büyürken ben bundan zevk aldım, benden saklanan kardeşimi onlardan önce bulmuştum. Donka beni görmek istemese belki de bana asla gerçeği söylemeyeceklerdi. Dilleri tutuldu, öylece baktılar.

“Neden öyle bakıyorsunuz?” dedim. “Benden yıllardır saklıyordunuz, hep sakladınız.” Bazıları gözlerini kaçırdı, Reyhan abla yine gözlerini sildi, Emel, Afet ve Sevda abla gözlerini kaçırdı. Emrah abi başını önüne eğdi. Ratri dimdik ama gözlerinden akan şefkatle bakıyordu, Gunnar da başını eğmişti. Yeliz ve Yeşim az sonra bayılacak gibiydi.

“Sizi kardeşim Donka ile tanıştırayım.”

Levent aniden annesine koşup bacaklarına dolandı. Bu kez tüm gözler ona döndü. Donka oğluna döndü, “Efendim?” dedi. “Anne bu kız bana kızdı,” dedi, gülümsedim. Yonca yine ataktaydı, asla erkek çocuklarıyla anlaşamazdı.

“Levent,” dedim. “Yeğenim, sizce kime benziyor?”

“Üçünüz de babanız olacak o soysuza benziyorsunuz,” dedi Ratri. “Yanıma gel, Donka.”

Donka bana göz ucuyla baktı. “Adı Ratri, ona mami de. Annenin en sevdiği kadın o.”

“Tamam,” dedi, o, gitmeye hazırlanıyordu. Levent’e elimi uzattım. Yonca’yla aralarını bulsam iyi olurdu. Ama üçümüz de arkamdan gelen sese döndük. Raja diyorlardı.

Donka ile aynı anda dönünce artık çok alıştığımız duruma göz devirmemek için zorlandım. Engin, Mustafa, Şahika, Meyra ve Şeker ikimiz arasında mekik dokudu.

“Kendini mi klonladın?” dedi Engin. Donka’nın gözlerinin içine bakıyordu. Donka gülüşünü gizleme gereği görmedi, kocaman gülümsedi.

“Bu gülüş Raja’ya ait değil. Sen de kimsin?” dedi Engin.

“Benim kardeşim, Donka. Hoş geldiniz.” Kollarımı onlara açtım, dördünü de kucakladım, ama Engin’in bakışları bizden uzaklaşan Donka da kalmıştı. Ayaküstü açıklama yaptım, hepsi birden Donka’ya bakıyordu. “Bu inanılmaz,” dedi Şahika. “Benim de kardeşim var ama bu benzerlik çok değişik.”

“Aslında benzemiyor,” dedi Engin, bakışlar Ratri ile konuşan Donka üzerindeydi. “Raja’dan farklı bir havası var.”

“Bak sen…” dedim. “Nasıl mesela?” Engin yakalanan arsız hırsız gibi sırıtarak bana döndü. “Sana ne Raja? Evli mi?”

“Ablamın bir oğlu var, ama hayır evli değil. Eşini birkaç yıl önce bir kazada kaybetmiş.”

“Üzüldüm,” dedi, ne kadar üzgün olduğunu görebiliyordum, ağzı kulaklarına varmamak için direniyordu. “E, neyse kâğıtlar hazır mı?” dedim, Şahika çantasından küçük bir kutu çıkarıp gülümseyerek havada salladı. “Olmaz mı?” diyerek nikâh masasına yürüdü, biz de onu takip ettik. Gurup olarak kim evleniyorsa onun şahidini kurayla seçiyorduk. Meyra’nın şahidi Şeker olmuştu. Şeker de sırasını savmıştı, evlilik sırası geldiğinde ona çekecektik talihliyi. Engin’in eski eşiyle olan nikâhında şahidi Şahika olmuştu, ama boşandığı için tekrar katılım yapabiliyordu Şahika.

Altımız da masanın etrafında durduk, Barlas’ın elini belimde hissedince başımı çevirdim. “Ne oluyor?” dedi. “Nikâh şahidimi seçiyorum,” dedim. “Meyra’nın şahidi Şeker’di, şimdi o devre dışı, bu şekilde belirliyoruz.”

Gülümseyerek dudaklarını büktü. “İlginç, benimki Donka olacak, seçin bakalım.”

Tarık da karısının hemen yanında durdu, kollarını göğsünde bağlayıp beklemeye başladı. Barlas kolunu omuzuma çıkartmıştı. Hepimiz Şahika’nın eline bakıyorduk. Kutuyu çalkaladı, kapağını açıp masaya döktü. Ben de uzanıp bir tanesini aldım. Katlı kâğıdı arkadaşlarımın heyecanlı hâllerine bakıp zevkle açtım. “Şahidim Engin,” dedim.

Engin sağ elini havada yumruk yapıp, aşağı çekti. “Evet, evet,” diyerek kahkaha attı. Diğerlerinin omuzları indi, bir sonraki nikâha kadar bitmezdi bu tantana.

“Elendin,” dedi Meyra kıskanç bir ifadeyle. “Bizim şansımız hâlâ devam ediyor. Kaybol git, gözüm görmesin.”

“Kıskandı,” dedi Engin. “Sırayla bu işler.”

“Umarım sırada sen varsındır, Engin,” dedi Mustafa.

Engin hülyalı bir bakışını hemen yan tarafına atarken kimseden çekinmiyordu. “Bilmem, olur mu ki? Aslında çok güzel olabilir.”

Barlas onun baktığı yöne başını eğerek baktığında kaşları çatıldı. “Sen hayırdır?” derken Engin toparlanıp kravatını düzeltti. Elimi alnıma vurup gülümsedim. “Engin, Donka Barlas’ın kuzeni, teyzesinin kızı,” dediğimde kızlar da bana katılıp kıkırdadı.

Engin’in bakışları hayretle inip kalktı. “E, yani? Barlas bizim kızımızı alırken biz bir şey dedik mi? Bakın şahitlik ediyorum.”

Barlas’ın başı az daha eğilip kaşları birleşti. “O tam bir baş belasıdır, bence aklın varken kaç!” dedi Barlas. “Barlas!” dedim.

“Nasıl yani?” dedi Engin.

Donka, Ratri’nin yanında kalkmış bize doğru geliyordu. Kalın bukleli saçları duruşuna ahenk katıyordu. Yaklaşıp Barlas’ın açtığı kolun altına girdi. “Tanışamadık,” dedi arkadaşlarıma bakarak. Arkadaşlarımla tek tek tanıştı.

“Engin ben.” En sona saklamıştı kendini. “Ebru Donka,” diyen kardeşimin de hatırı sayılır gülüşü yüzünü kaplıyordu. Engin çok hoş ve yakışıklı bir adamdı, olurları yüksekti.

“Abi,” diyerek yanımıza gelen Berrin’e döndük. Birçok insanın kendine dönmesiyle tebessüm etti Berrin. “Merhaba, hoş geldiniz,” dedi karşılıkları alıp Barlas’a döndü. “Arkadaşların geldi.”

Donka’yı serbest bırakıp elimden tuttu. “Müsaadenizle,” diyerek ayrıldık yanlarından ama Mustafa çoktan sevgili görümcemi merceğine almıştı.

Ben bir adım attığım da Şeker’in, Şahika’ya, “Gelenlere bak kızım,” dediğini duydum. Gelenlere bakmak için girişe bakındım. Biri savcı üçü hâkim ve aslında Çağlayan Adliyesin gözde yakışıklılarını gördüm.

“Neden güldün,” dedi Barlas, gülmüş müydüm?

“Bu sene çok nikâh kıyarız gibi geldi bana, arkadaşlarının en iyilerini seç ve benimkilerle tanıştır.” Kahkaha attı. “Tamam,” dedi.

Recommended Articles

11 Comments

  1. O arkadaşlardan bizde isteriz yalnız Barlas beyyy😎😎😎

  2. Raja, bana da bir el atar mısın? 🥲
    Görüyorsundur, bir miktar ihtiyacım var.

  3. Barlas Karam var ve tek askim Karam olmasa idi ;arkadaslarina goz koyardim. 🥰😁💃

  4. Super bolum canım emeği ne sağlık🥰🥰

  5. Şimdi bunlar evlendide çöpçatanlık mi yapmaya başlıyacak.

  6. Süper bir bölümdü bayıldım sen çok güzel bir yazarsın payelll ❤️❤️

  7. Hahahaha 😂 bekarlara evlilik yolun gözüktü

  8. Ne eğlendim bu bölüm, Engin , Barlas😂Donka’nin farkinini hemen gören Engin, Hem sahiplenio hem de vazgeririm diye konuşan Barlas (eğlen eğlen dediğini duyar gibiyim🙂)Cok bereketli bir nikah olacak gibi🤣Levent ve Yonca😍ne tatlılar ya.Kalemine gõnlune sağlık.

  9. Ratri Donka yı gördü. Anlatacak mı?

  10. süpersin her zamanki gibi çok eğlendim

  11. Ama yiaaaaaa en güzel yerinde bitti yine😔şimdi bir dahaki bölümü beklemek zor olacak
    Emegine yüreğine sağlık canım benim

Leave a Reply

Your email address will not be published.

error: Content is protected !!