15. Bölüm – I

Kendal…

Sadece birkaç dakika önce oradan ayrıldığını öğrendiği kızın soyunma odasını talan etmişti. Onu bulmayı ümit ettiği küçücük alanda olmayışı canını yakıyordu. Öfkesi öyle büyüktü ki yaralı bir hayvan gibi haykırmak istiyordu.

İlaç onu tamamen sarsmış olmalıydı. Düşündükçe çaresizlikle kıvranıyordu. Bu gece, onun yanında olacaktı. Ona ait olacaktı. Tüm planlarını bu yönde yapmış ilacı bu yüzden ona içirmişti. Sabah yanında uyanacak, teninde onun izleri, parmağında yüzüğü olacaktı. Hemen kabul etmeyeceğini biliyordu. Bu yüzden her şeyi düşünmüştü Kendal. Ona kendisinden başka yol, tutunacak bir çare bırakmayacaktı. Nikahları kıyıldığındaysa yanında olmadan bir adım atmasına dahi izin vermeyecekti. Onu kendisine saklayacak, kendisine ait olacaktı. Sadece onun olacaktı. Kimseyle paylaşmak istemeyecek kadar çok sevdiği kadını doğma ihtimali olan çocuklarından bile kıskandığı için her türlü tedbiri alacaktı. Sapkınlığını aşk, planlarını hayal sanacak kadar karanlık bir adamdı.

Onları bekleyen evdeki yatağını, kurduğu mahrem hayallerini hatırladığında karşısındaki aksini gösteren aynaya geçirdi yumruğunu. Parmaklarını kestiğini, kanının tenine bulaştığını anlayamayacak kadar gözü dönmüştü. Rüyalarını süsleyen küçük kadının avuçlarından kayıp gidiyor oluşunu hazmedemiyordu. O olmazsa yaşayamazdı. Nefes alamazdı. Gazel yoksa Kendal yoktu. Çıkmaza girdiği anlarda olduğu gibi babasından yardım istemekte buldu çareyi. Telefonunu çıkardığı anda adamın sözleriyle kasıldı bedeni.

“Bu kadın Gazel hanımın nerede olduğunu bildiğini söylüyor Ağam!”

Hızla ardına döndü. Avucundaki telefonu savurdu ardına. Parmaklarından süzülen kanlarla karşısındaki sarışın kadının kollarını kavradı.

“Nerede? Gazel nerede?”

“Onunla gitti.”

Anlayamadı. “Kiminle?” dedi. Bir sevgilisi olmadığına emindi. Kadının suskunluğuyla çıldırdı. Sarsarken bağırdı. “Konuşsana kadın!”

“Kenan… Kenan Cesur’la.”

“Ne? Kenan’la mı?”

Şaşkınlıkla kolları iki yanına düştü. Amcasının oğlunun sevdiği kadınla olan bağını anlayamadı. Kenan’ın hiçbir zaman bu tarz ortamlarda olduğunu görmemişti. Peki Gazel? Onu nasıl tanımıştı? Yanıtsız sorularla boğuşurken duyduğu sözler koca bir yangının fitilini ateşleyecekti.

“Evet. O adamın kucağında gitti buradan. Sanki… Sevgili gibilerdi.”

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!